Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Din, mitoslar, ayinler büyücülük

“Hıristiyan Avrupa’nın bütün kırsal toplumları gibi Basklılar da eski putperest inançlarından kalıntıları ev eskil düşünce tarzlarını az ya da çok koruyabilmişler ve bunları yeni din ve rasyonel düşünceyle iyi ya da kötü bağdaştırabilmişlerdir. Basklılar’ın putperest inanış biçimlerini başka yerdeki halklardan daha uzun süre korumuş olmları, onların görece kavimsel terkedilmişliklerinden olmuş olsa gerektir...

Günümüzde, Basklılar’ın ilkel dinlerine ilişkin herhangi bir bilgi yoktur. Yalnızca Aymeri Picaud San Diego de Compostela’daki hacı rehberinde (Codex Calixtinus), ‘Deum Vocant Urcia’ notunu düşmüştür. Eski Roncal Dili’nde Ortzia şeklinde ‘Gök’ anlamına gelen bu sözcüğün çağdaş ifadelerdeki Ortziri, Şimşek, Ortzegun, Perşembe (Bkz.Almanca Donnerstag Perşembe, tam çevirisiyle Şimşek Günü), Ortzirale ‘Cuma’ sözcükleriyle bağlantılı ve kutsallaştırılmış bazı atmosfer olaylarını simgeliyor olması mümkündür.

Etimolojiye bakılırsa Zeus ve Jupiter’in de benzer kökenlerinin olması gerekir. Fakat Euskarya panteonu çağdaş mitoslardan anlaşıldığı kadarıyla bazı özgün karakterlere de sahiptir.

Ülkesinin mitos ve efsanelerini bıkıp usanmadan araştıran budunbetimci (etnograf) J.M. de Bandiaran bize bu karakterlerin etkileyici bir listesini  vermektedir. Gerçekten de her bölgenin, her beldenin kendine özgü tanrıları olmuş olabilir.

Biz bunlar arasından hemen her yerde bilinen yılan Heresunge’yi, mağaraları bekleyen bir tür siklop olan korkunç Tartolo’yu, onun huzur veren benzerini, eşi Baso Andere ‘Vahşi Hanım’ ile birlikte ürünve sürüleri koruyan Basa Jaun ‘Vahşi Bey’’i, özellikle de yeraltındaki malikanesi Bask Ülkesi’nin tüm çukur ve mağaralarıyla bağlantılı olan çok şekilli, bin işlevli dişi yaratık Mari’yi, kış geceleri sürüsüyle gökten geçen Lanetli Avcı’yı –Kıral Süleyman- anacağız.

Bu sonuncusu, Solomon Errege ya da Eiztari Beltz’tir (Kara Avcı’. Daha alt düzeyde, biraz bizim perilerimiz, daha doğrusu Gaskonya’nın Hadaslar’ı ya da Katalonya’nın Encantandesleri gibi olan,kırlarda dolaşıp kah köylülere büyülü güçleriyle yardım eden kah onlara oyunlar oynayan küçük dişi ruhlar, Laminak’lar bulunur.

Bask Ülkesi’nde katolik yapılanma ile böylesine güçlü bir şekilde yerleşmiş olan Hıristiyanlık çerçevesinde Tanrı’ya Jainkoa veya Jiknoa (Tam çevirisiyle ‘Asıl Tanrı’) dendiğini, bunun daha eskiden Juaninko olabileceğini, bunun da Jaun-Guikoa ‘Yukarıdaki Efendi’ şeklinde düzeltilerek yeniden yorumlanan soyut bir ifade olduğunu hatırlatalım. Oihenart’a göre (17.yüzyıl) Suletinler’in Tusuri dedikleri ‘Şeytan’a bugün tüm dinsel ifadelerde olduğu gibi Latin kökenli bir ifadeyle Debru, Deabru denmektedir: Eliza ‘Kilise’, Gurutze ‘Haç’, Apez ‘Dinadamı’, ‘Rahip’, Aingeru ‘Melek’, Aritma ‘Ruh’ta olduğu gibi...

Aile törenlerine gelince –kimileri onlara ‘Batıl İnançlar’ diyecektir- bunlar, kırsal yaşamın bütün önemli anlarını zenginleştirir. Bölgesel çeşitlilikleri, biçimsel zenginlikleri her türlü tanım çabasına meydan okumaktadır. Bugün bunlar dini bayramlar bağlamında olsun büyük ölçüde Hıristiyanlaşmışlardır. Fakat örneğin Aziz Yahya (St.Jean. Aslında Vaftizci St.Jean Türkçe’de Vaftizci Yahya İncil Yazarı St.Jean ise Aziz Juhanna olarak geçer. Burada anılan Jean’ın hangisi olduğu açık değildir, çevirenin notu).Hıristiyanlık öncesi gündönümü kutlamalarının geleneklerini sürdürmemekte midir?

Haç çıkarma, Kutsal su içme, mum dikme de Hıristiyan simgelere örnek olabilir. Bunların çoğu Pirene Vadileri’nin büyük bir bölümünde bilinmektedirler. Hıristiyanlık Bask Ülkesi’ne oldukça geç yerleşmiş –10.yüzyıldan önce değil- ve iki olgunun gösterdiği gibi mitossal ‘değerlerin devrilmesine’ yol açmıştır: Commingenesler’de bulunan bir Galya-Roma sunağı, yerel bir tanrı olan Aberbelst adını taşımaktadır.

Bu adı Bask Dili’ne dayanarak yorumlayacak olursak karşımıza Sabbat (Akellare) toplantıları sırasında çevresinde bir araya geldikleri merkezi karakter Aker Beltz ‘Kara Teke’ çıkar. Akitanya-Euskarya ‘Olumlu’ Panteonu’nun bir tanrısı o dönemde iblislerin ‘Olumsuz’ Evreni’ne ‘nakledilmemiş’ miydi? Öte yanda Bask Söylenceleri sık sık, Dünya’ya Hıristiyanlık yayılmadan önce egemen olan doğa üstü ve kaygı verici, hoş olmayan ticaretle uğraşan, bazen dolmenlerin altında gömülü olduklarına inanılan putperest Jentiller’den (Jentillak) ‘İyiler’, söz eder.

Bu da, kuşkusuz eskiden güç ve uygarlığı ellerinde bulunduran putperest Galyalı-Romalılar’ın bıraktığı küçümsemeyle karışık korkunun bir kalıntısıdır. Batı tarihinin bu kadar önemli bir anının halk belleğinde iki bin yıl sonra bile bu denli canlı kalmış olduğunu görmek olağanüstü heyecan verici değil midir?”

(Basklılar, Jacques Allieres)