Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Basklılar Avrupalı mı, Hemotipoloji ne diyor?

“Basklılar’ın kökenini saptama yolundaki araştırmalarımızda oldukça yeni ve hızla gelişen bir bilim dalının, kantipbilimin Hemotipoloji) son bulgularından da yararlanmamız gerekir.

L.Hirszfeld, 1917-1919 yıllarına doğru, kan yapısında o güne kadar bilinen kan grup oranlarının halklara göre değişiklikler gösterdiğini ortaya koymuştur. A.E. Mourant, Moulinier ve J.Ruffie de Batı Avrupa, daha genel olarak da beyaz ırktan uluslar dikkate alındığında, Basklılar’ın çizgidışı bir konumda olduklarını saptadılar:

O (sıfır) grubunun oranı yüksek, A’nınki düşüktür. B ise hiç yoktur ya da hiç yok gibidir. Rhesus faktörüne gelince orada çizgi dışı yapı daha da belirginleşmektedir çünkü burada Dünya’nın bilinen en yüksek negatif oranı vardır. Bu kanbilimsel özellikler, günümüzde Bask Dili konuşulan bölgeden taşarak ve giderek azalarak A.V.Vallois’nin ‘Fransa’nın Güneybatı Köşesi’ diye adlandırdığı Akitanya Çevresi’ni oluşturan– büyük üçgenin tümünde görülür.

Kısa bir süre önce J.Rufie ve J.Bernard, O grubu ve Rh –faktörlerinin çok görüldüğü eşgensel (izogenetik) eğrilerle, dilbilimsel ve yeradsal (toponimik) çizgiler ve bazı kültürel olguları birbirlerine yaklaştıran sıkı bir ilinti olduğunu ortaya çıkardılar. Öte yandan Pireneler’in Bask Ülkesi, Bigorre, Yukarı Couserans gibi ilkele en yakın (arkaizan) alanlarda görülen söz konusu kantipbilimsel (hematipolojik) özelliklere, Eskidünya’nın İrlanda, İskoçya, Kuzey Afrika (Berberîleri), Sardunya, Ligurya, Kafkasya başta olmak üzere Bask olgusunu anımsatan arkeolojik verilerin en eskil dilbilimsel katmanların bulunduğu bölgelerde de rastlanır. L.Cavalli-Sforza, J.Bertrampetit gibi biyologlar, T.V. Gamkrelidze, A.V.V.İvanov gibi dilbilimciler, C.Renfnew, M.Gimbauts gibi arkeologlar, Bask Kavmi’nin ve Dili’nin Akdeniz-Avrasya çerçevesindeki doğru yerini saptamaya yolundaki çalışmalarını sürdürmektedirler.”

(Basklılar, Jacques Allieres, İletişim Yayınları)