Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Basklılar için gurur kaynağı: Ev

“Görünümü değişik bölgelerdeki fizik koşullarla yakından ilişkilidir. Dağ vadilerinde evler genellikle köyçük (mezra) ya da köy şeklinde gruplaşmışlardır. Her ev sahibinin ayrıca dağda bir de ambarı vardır. Ovadaki yerleşim birimleri ekonomik açıdan en verimli olacak şekilde, nehir kıyılarında ya da ağızlarında, eski yol kavşaklarında kurulmuşlardır. Fakat Bask Ülkesi’ne egemen yer şekli ‘tepe’dir ve her biri merkez-ev ya da çiftliğin çepeçevre etrafından bulunan tarım işletmeleri genellikle yamaçlara dağılmışlardır.
Bu yüzden köyler genellikle kilise, onun etrafındaki mezarlık, belediye –varsa- okul, yumak duvarı ve çevresindeki birkaç evden ibarettir. Gelenekçi yazar ve şairlerin söz ettikleri ve Bask Ülkesi’ndeki yaşamın sakin ve idilsel ortamı diye anlattıkları işte bu, kırlar ve tarlalar arasındaki tepede tek başına duran beyaz çiftliktir. (Elissamburu’nun ünlü şarkısı İkusten duzu goizean) Bu görünüm gerçeği tabii ki belli bir ölçüde yansıtmaktadır fakat oralarda yaşam her zaman söylendiği kadar kolay ve dingin değildir. Soule’da olduğu gibi çiftlikler yer yer biraraya gelerek köycükler (mezra) oluşturmakta, onlar da kendilerini bir kasaba oluşturarak güçlendirme gereksinimi duymaktadır:Üç çekirdekli Moncayolla-Larrory-Mendibieu 400, Aşağı Navarra’daki Larceveau-Arros-Cibitz 550 nüfusu geçmemektedir.”

(Basklılar, Jacques Allieres)