Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Baltık dilleri

“Geleneksel olarak Baltık halkları iki büyük dil ailesine ayrılır. 1.Fin-Ugur Ailesi, 2.Baltık Dilleri Grubu.

Fin-Ugur Ailesi: Rusya’nın doğusundan gelen Fin-Ugur boylarının, Hıristiyanlık’tan hemen önce Baltık kıyılarına yerleştikleri sanılır. Uygarlıklarının ilkel niteliği ve yüzyıllarca bir siyasal örgütlenmelerinin olmaması nedeniyle en güneydeki halklar, zaman içinde Slav-Baltık boyları tarafından yutuldu. Bugün bu kavimlerin soyundan gelenler yalnızca Estonyalılar ile Liveler’dir.

A) Estonya Dili: Estonyalılar’ın dili Fin-Ugur dilleri ailesine bağlanır; çok yakın olan Fince’nin (Suomi) yanı sıra Macarca ile Laponca da bu dil ailesi içinde yer alır.

Estonya Dili 13. yüzyıl başlarında belgelenmiştir; nitekim 1220’de Leton Henryk’e ait Latince bir vakayinamede Estonyaca birkaç cümleye rastlanmıştır. Bu dilde kaleme alınmış bilinen en eski el yazması 1524-1528  tarihlidir. Estonyaca Latin alfabesiyle yazılır. Farklı iki lehçe vardır: Biri ülkenin kuzeyinde (Tallinn Lehçesi) diğeri de güneyinde konuşulan lehçedir.

Estonyaca Estonya’nın resmi dilidir. Aynı zamanda Sovyetler Birliği’ndeki diğer Estonyalılar –özellikle Letonya’daki Estonyalılar- ve 20.yüzyılın ilk yarısındaki birtakım siyasal karışıklıklar nedeniyle çok sayıda Estonyalı’nın yerleştiği ABD’De de konuşulmaktadır.

B) Livce: Baltık ülkelerinde konuşulan ikinci Fin-Ugur dilidir. Estonyaca’ya yakın olan bu dil artık günümüzde yalnızca bir milyon Liv tarafından kullanılmaktadır. Livler, adını Livonya’ya (Letonya’nın kuzey kesimi ile Estonya’nın güneydoğu kesimini kaplayan bölge) veren bir halktır. Letonya’da, Kurzeme’nin kuzey ucundaki on iki kadar köye dağılmış durumdadırlar.

2. Baltık Dilleri Grubu: Dilbilimsel anlamda Baltık sözcüğünü ilk kez Alman dilbilimci G.H.Nesselmann, 1845’te yayımlanan Die Sprache der Alten Preussen adlı yapıtında, Ortaçağ’da yaşamış olan ve Baltık dili konuşan halklar bütününü belirtmek için kullanmıştır; bu dil grubundan varlığını sürdüren yalnızca Litvanyaca ve Letonca’dır.

A) Ön Baltık Dilleri : Letonca ve Litvanyaca, Hint-Avrupa dilleri ailesinden Baltık kolunun tek temsilcisidir. Tarihçilere ve dilbilimcilere göre, bu iki dilin kökeni, genelikle Ön Baltık ya da Letonca-Litvanyaca denen aynı başlangıç ağzıdır. Letonlar ile Litvanyalılar’ın Hıristiyanlık’ın ilk yüzyıllarına kadar aynı dili konuştukları sanılır. Daha sonraları zamanla meydana gelen bir farklılaşmanın 11.yüzyıla doğru tamamlandığı tahmin edilir.

Her iki dil son derece arkaik diller olarak kalmışlardır. Ama, Roger Caratini’nin vurguladığı gibi, iki dil arasındaki temel ayrım Litvanyaca’nın Letonca’ya göre çok daha arkaik olmasıdır.

‘Örneğin, Litvanyaca, eski sesçil birleşimleri muhafaza etti (Söz gelemi en, in Letonca’da ie, i olmuştur); vurgu Litvanyaca’da değişkendir, oysa Letonca’da daima sözcüğün ilk hecesindedir. Her iki dil biçimbilimsel bazı ayrımlar gösterir: Litvanyaca’da beş, Letonca’da altı çekim vardır (isimler için); sıfatlar için Litvanyaca’da üç, Letonca’da bir çekim vardır. Fiil dizgesi her iki dilde de aynıdır. Sözcükler, tüm Hint-Avrupa dillerinde olduğu gibi, sonekler ve örnekler yardımıyla türetme yoluyla oluşur. Alfabe her iki dilde de Latin alfabesidir.’

B)Litvanyaca : Litvanyaca’dan ilk kez 11. yüzyıla doğru tarih kaynaklarında söz edilmiştir. Uzun süre kırsal alanların halk dili olarak kaldı; oysa grandüklükte resmi dil yüzyıllar boyu Latince, Lehçe ya da Eski Prusya diliydi. Litvanyaca ilk metin, Luther kateşizminin 1574’ta çıkan çevirisidir. İlk sözlük 1629’da çıktı; Danielus Kleinas’ın ilk Litvanyaca dilbilgisi hazırlaması için 1653’ü beklemek gerekecekti.

Litvanyaca iki değişkenlik gösterir: Edebiyat dilinin çıktığı güney lehçeleri grubu ve ülkenin kuzey kesiminde, Kurzeme’de konuşulan cemayit.

Litvanyaca, günümüzde, Litvanya Cumhuriyeti’nin resmi dilidir. Aynı zamanda Kaliningrad bölgesi ile yarım milyon Litvanyalı’nın yaşadığı ABD’de de konuşulur.

C)Letonca: Letonca’da Litvanyaca ile aynı dönemde, 1585’te Hıristiyanlık’ın temel ilkelerini içeren bir kitabın çevirisiyle belgelenmiştir. İlk Letonca dilbilgisi ise 18. yy.’da yayımlanmıştır.

Letonca üç lehçeye ayrılır: Ülkenin doğu kesiminde Yukarı Letonca, orta kesim Letoncası ve Batı Letonca. Letonca Letonya Sovyet Cumhuriyeti’nin (artık bağımsız, b.n.) resmi dilidir.

D)Yokolan Baltık Dilleri: Hint-Avrupa ailesinden Baltık dalına ait üç dil, kaybolana kadar birkaç yüzyıl konuşulmuştur. En yaygını tartışmasız Prusyaca’dır; Bu, batıdan Litvanya’yı çevreleyen bir bölge olan Prusya’da yaşayanların dilidir. Prusyaca’ya karşı amansızca mücadele eden Töton Tarikatı Şövalyeleri –Alman dilindendirler- 1283’te ülkeyi bütünüyle fethettiler. Zorla Germenleştirme politikası ve yerel toplulukların imhası ile varlığını yitiren bu dil 17. yüzyıl sonlarında kesin olarak yok oldu. Bu dilde yazılmış ve bize ulaşabilen belgeler iki dilde kaleme alınmış iki kateşizm ile 16. yüzyıla tarihlenen Almanca-Prusyaca iki sözcüktür.

Bölgenin, diğer dili, Letonya’nın batı kesimi ile Litvanya’nın, daha sonraları Kurzeme adını alacak olan kuzeybatı kesiminde konuşulan Kurca’dır. Komşuları Letonlar ve Samogintiyenler tarafından özümsenen Kurlar 16.yüzyılda ortadan kalktılar.

Nihayet, Prusya ve Litvanya’nın güney sınırlarında yaşayan Baltık dilinden bir halk olan İatviaglar’dan söz etmek gerekir; bu halk da Alman ve Polonyalılar’ın baskısına direnemedi. Dilleri 14. yüzyılda yok oldu.”

(Baltık Ülkeleri, Pascal Lorot)