Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztekler'in bozgununun nedenleri

"Yiğit savunucularına güvenebilecek olan bir devletin ani çöküşü çağdaş araştırmacılara açıklanması zor bir felaket ya da mucize gibi görünmüştür. Bununla birlikte, nedenleri de anlaşılır gibidir.

Öncelikle bütünüyle askeri nedenler:silahlar ve çelik zırhları, arkebüzleri ve topları, gemileri ve atlarıyla, İspanyollar, sayıları az olmasına rağmen, silahları taştan kılıçlar, yaylar ve sileks oklar, hafif maddelerden oluşmuş kalkanlar ve başlıklar olan, içlerine pamuk tıkılmış uzun gömlekler giyen, bir yerden bir yere yaya ya da kayıklarla gidebilen Aztekler üstünde ezici bir üstünlük kurmuşlardır.

Ama özellikle Aztekler ve İspanyollar'ın savaş anlayışları farklıydı. Aztekler için savaş bir çeşit düelloydu, hakemleri tanrılar olan bu düello çok kesin geleneksel kurallara uygun biçimde yürütülüyordu. Bu düellonun en önemli amacı kurban edilmek üzere tutsak almaktı. Mağluplar kesinlikle Mexico'nun otoritesini kabul etmek, tapınaklarını Uitzilopochtli'ye açmak, haraç ödemek zorundaydılar ama kültürel ve hatta politik özerliklerini korurlardı. İspanyollar'ın savaş anlayışı ise tersine bütüncül bir savaştı. Onlar için söz konusu olan yerli dinini yok etmek, tek gerçeklik gibi gördükleri kendi dinlerini egemen kılmak, Aztek Devleti'ni yıkmak ve kendi hükümdarları Şarlken'in hükümdarlığını yaymaktı. Öte yandan, gene söz konusu olan, yerlilerden sadece vergi almak değil, onların bütün zenginliklerini ele geçirmek ve onları köleleştirmekti.

Bu bağlamda, biyolojik olguya bakalım şimdi de: Çiçek salgını savunmacıları öldürerek ve Cuitlahuac'ı da yok ederek İspanyollar'ın zaferine çok büyük ölçüde yardımcı olmuştur. Din olgusu çok daha büyük ölçüde yardımcı olmuştur. Moktezuma'nın karşısında Meksika'ya dönen Quetzalcoatl'ı bulduğu inancı, her türlü direniş isteğine hükümdarlık otoritesiyle karşı çıkması. Aztekler'deki yaşama arzusunun büyük Cuauhtemotzin figüründe somutlaşması için aylarca beklemek, büyük tapınak katliamının olması, haziran savaşlarının yapılması ve nihayet imparatorun ölmesi gerekmiştir, ama artık çok geçti. Nihayet, bu üstünlüğün sadece onların değil, birlik oluşturdukları birçok devlet ve halkın üstünlüğü olduğu olgusu görmezlikten gelindiği takdirde İspanyollar'ın Aztekler karşısındaki zaferi kesinlikle anlaşılamazdı. Hiç kuşkusuz, conquistadorların silahları, taktik ve enerjileri imparatorluğun düşmanlarının intikam amaçlarını hayata geçirmek, örgütlemek ve desteklemek bağlamında çok önemli bir rol oynamıştır. Ama Totonaklar'ın, Tlaxcala'nın, Uexotzinco'nun, Otomiler'in, vadinin güneyindeki kabilelerin ve Texcoco'da Ixtlilxochitl'in desteğinin sağladığı kaynaklar ve insanlar, bilgiler ve savaşçı atılım olmasaydı hiçbir şey mümkün olamazdı.

Cortés'in uyguladığı diplomasi, güç dengeleri konusundaki güçlü önsezisi ve siyasal ustalığı egemen siteye karş öfke ve hırsları kendi lehine çevirmiştir. Tlaxcalalılar ve öteki yerli müttefikleri için söz konusu olan, sadece, eskiden Azcapotzalco hegemonyasının yıkılması sırasında görüldüğü gibi, savaşan devetlerin durumundaki yeni bir olguydu. Mexico’nun düşmesiyle kendi sitelerinin de düşeceğini, dinlerinin ve kültürlerinin yok olacağını düşünebilmeleri uzak bir ihtimaldi.

Gerçekten de, Aztekler’in bozgunuyla birlikte Meksika’nın son yerli uygarlığı da yok olmuştu. Bu parlak ve kırılgan kültür ülkeye yaklaşık bir yüzyıl boyunca egemen olmuştu: Itzcoatl’ın hükümdar olmasından Cuauhtemotzin’in teslim olmasına kadar tam doksan üç yıl geçmişti."

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.124)