Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztek İmparatorluğu'nun sonu

İlk İspanyol seferleri

"Kristof Kolomb, 12 Ekim 1492'de Bahama Adaları'ndan birine ulaştığında, büyülü ve zengin altın madenlerinin bulunduğu Hint Adaları'na ayak bastığından emindi.

İspanyol işgali önce adalarda yaygınlaştı. St. Domingo, Porto Riko, Küba. Güney Amerika ve Orta Amerika kıyıları, daha sonraki yüzyılın başında tanındı ve 1513'te Núñez de Balboa kıstağı geçerek ‘Güney Denizi’ni, Pasifik’i keşfetti. Bununla birlikte, Meksika’nın varlığından, muazzam topraklarından ve uygarlığından kimsenin haberi yoktu. 1502’de, Yucatan yakınlarında kumaş, kakao ve bakır balta yüklü büyük bir Maya teknesi gördüğünde, Kolomb bile bu keşfin yanından geçmişti. 1511’de, Darien - St. Domingo seferi yapan bir gemi fırtınaya tutulunca Yucatan sahillerine vurur.

Bu deniz kazasından sadece iki İspanyol kurtulur ve bunlar daha sonra bir Maya kabilesi tarafından esir alınır. Bunlardan biri, Aguilar, büyük olasılıkla, sekiz yıl sonra Corres tarafından kurtarılmıştır, öbürü, bir Maya soylusuyla evlenen Guerro da yaşamını büyük olasılıkla bir yerli şefi olarak geçirmiştir. Kıtanın bu ilk ‘keşfi’ o dönemde çok yaygın olan deniz kazaları arasında hiç fark edilmez.

1517’de, Francisco Hernández de Córdoba komutasında Küba’dan hareket eden üç gemilik bir filo Yucatán ve Campeche Mayaları’yla ilişkiye girer. Savaçı yerliler tarafından püskürtülen ve büyük kayıplar veren İspanyollar hızla geri çekilmek zorunda kalır. Keşfe çıkan yüz on kişiden elli yedisi bu macerada yok olur ve ölenler içinde komutanları da vardır. Ama hayatta kalanlar, kıyıda görebildikleri Maya kentlerini, taş binalarını ve tapınaklarını, gösterişli kıyafetlerini ve yerli mücevherlerini çok güzel ve başarılı bir biçimde anlatır. Henüz bir ada kabul edilen Yucatan, Antiller'den daha kalabalık ve daha uygar bir dünya gibi görünür.

Ertesi yıl, Juan de Grijalva, dört gemiden oluşan bir filoyla Cozumel Adası'nı keşfeder, Yucatán kıyısı boyunca, daha sonra Meksika Körfezi boyunca uzanır. Tabasco'dan Tuxpan'a kadar giderek Maya bölgelerinden ayrılır. Avrupalılar ilk kez Aztek İmparatorluğu bölgeleriyle ilişkiye girer. Önceki seferde olup bitenlerin tersine, yerliler büyük bir konukseverlik gösterir onlara. İspanyollara hediye olarak altın eşyalar verirler. Fatihlerin anlamını bilmedikleri Mexico sözcüğünü defalarca telafuuz ederler.

Hernán Cortés

Hernán Cortés, Grijalva'nın izini sürmek amacıyla 10 Şubat 1519'da (Aztek Takvimi'nin ce-ucatl, 'bir kamış' yılı) Küba'dan yola çıkar. On bir gemisinde 508 asker, on altı at ve on dört top vardır. Yucatán'da, uzun yıllar esaret hayatı yaşadığından Maya Dili'ni konuşan Aguilar'la buluşur. Bir süre sonra Tobasco'da yerel ileri gelenler İspanyollar'a birçok genç köle hediye eder. Bunlar arasında bulunan, kökeni soylu olan ve çok zeki bir kadın hem maya hem Nahuatl Dili'ni konuşmaktadır. Cortés, Aguilar ve bu kadın aracılığıyla yerlilerle ve özellikle de Aztek İmparatorluğu'nun resmi dilini konuşanlarla ilişki kurar. Bu, İspanyol komutan için çok önemli bir avantajdır. Marina adıyla vaftiz edilen ve genellikle Malintzin (Malinche) adıyla tanınan eski köle kadın fatihin en değerli ve en sadık işbirlikçisi olur. Aynı zamanda oğlu ve Meksika tarihinde çok önemli bir rol oynayan ilk melez Don Martin Cortés'in annesi olur.

Nisan ayında, geleceğin Veracruz'u olan yere ulaşan Cortés, orada Cuetlaxtlan eyaleti Aztek 'calpixquisi' tarafından, beraberinde başka soylular ve köleler olduğu halde ziyaret edilir. Yerliler İspanyollar'a Moktezuma adına yiyecek, pamuklu kumaştan ve tüylerle, altın mücevherlerle süslü şahane giysiler verir. Aztek soylularıyla Aguilar ve Marina aracılığıyla konuşan conquistador, o zaman, merkezi bir düzlüğün ortasında yükselen imparatorluğun büyüklüğünü ve zenginliğini kavramaya başlar.

Aztekler'in, Avrupalılar'ın Antiller'e gelişiyle ilgili olarak hiçbir bilgileri yoktur, ama Yucatán ve Tabasco'yu etkileyen seferlerden haberlidirler hiç kuşkusuz. Efsanevi inançlarına göre, uğursuz işaretler (gökyüzünde görülen parıltılar, lanetler yağdıran sesler, nedenleri bilinmeyen yangınlar ve başka birtakım mucizevi olaylar) büyük bir felaketi önceden haber vermiştir. Çok dindar olan Moktezuma ve danışmanları M.S. 1519 yılının 'bir kamış' yılının her elli iki yılda bir gelen ve Quetzalcoatl mitine göre Tüylü Yılan'ın dönüşünün işareti olabilecek tarihle çakışmasına şaşırmışlardır. Doğudan, yani Tula kâhin kralının büyülü bir geçmişte gitmiş olduğu gizemli ülkeden gelen, şimşek çaktıran ve Meksika'da o zamana kadar kimsenin görmediği atları olan bu tuhaf varlıklar tanrı değiller miydi? Quetzalcoatl mirasını almak üzere dönmüyor muydu?

Aztek görevlileri ve habercileri 'sierra'ları aşarak, imparatora fatihlerin, gemilerinin, atlarının ve toplarının tariflerini,resimleriyle birlikte ulaştırıyordu, Cortés zaferinin tohumlarını taşıyan bir keşif yapıyordu. Mexico'ya tâbi olan bazı halkların Aztekler'den ölesiye nefret ettiklerini fark etti. Bunlar arasında, kıyı bölgesine yakın başkentleri Cempoala'da İspanyolları coşku ve heyecan içinde bağırlarına basan Totanaklar vardı. Cortés, ağustos ayında on üç bin Totanak savaşçı, rehber, haberci ve hamalla iç kesimdeki yaylalara doğru ilerlemeye başlar.

2 Eylül 1519'da İspanyollar Tlaxcala sınırlarında Tlaxcaltekler'in ve müttefikleri Otomiler'in inatçı bir direnişiyle karşılaşır. Ama günlerce süren savaşlardan sonra Aztekler7e karşı yüzyıllık bir düşmanlık duygusu içinde olan Tlaxcaltek aristokrasisi Meksikalı düşmanına karşı yabancı güçlerin ittifakını aramaya başlar. İspanyollar Granada'dan çok daha büyük buldukları Tlaxcala'ya girer, çiçeklerle karşılanırlar. Bu tarihten sonra fetih esasen İspanyol-Tlaxcaltek hareketi olur.

Tlaxcala kontenjanıyla güçlenen İspanyol kolonu Cholula'ya doğru yönelir, müttefikler orada altı bin yerliyi katleder ve daha sonra volkanlar arasından orta vadiye girer. Fatihler geceyi İztapalpan'da bir şatoda geçirdikten sonra güney kıyısını göl sitesine bağlayan yüksek yoldan lagünü geçerler. Moktezuma, aralarında Texcoco Kralı'nın da bulunduğu çok sayıda soyluyla birlikte Cortés'i kentin girişinde karşılar ve kendisine özetle şöyle der: Hoşgeldiniz, efendimiz, ülkenize ve halkınızın arasına döndünüz. Kısa bir süre için sizin adınıza sahiplendiğim tahtınıza oturmak üzere aramıza döndünüz.

İspanyollar 8 Kasım 1519'da eski Axayacatl Sarayı'na yerleşir.

Savaş

Bu tarihten itibaren sekiz ay sürecek tuhaf bir durum başlar. Moktezuma aslında tutsaktır ama sürekli yakın çevresindeki soyluların ve halkının gittikçe artan öfkesini dindirmeye çalışır. İspanyollar, imparator aracılığıyla, yavaş yavaş bir tür protektora kurarlar, müttefikleri Tlaxcaltekler Aztekler'e karşı her fırsatta nefretlerini kusmaya hazırdır. Zaman geçtikçe tansiyon yükselir. Gerçekten de, İspanyollar yerli tanrıları kültüne karşı çıkar ve el koyabilecekleri her türlü altını sahiplenir. Tlaxcaltekler ise yeşimtaşlarını ve değerli tüyleri yağmalar.

Küba'dan gelen hasmı Narváez'le savaşmak üzere alelacele kıyıya inmek zorunda kalan Cortés'in yokluğunda,İspanyollar, büyük bir hıyanet içinde, Uitzilopochtli bayramını kutlayan çok sayıda Aztek soylusunu katleder. Her türlü direnişe inatla karşı çıkan Moktezuma'ya rağmen halk ayaklanır. Cortés'in dönüşüyle ortam yatışmaz. 30 Haziran 1520'de, 'Hüzünlü Gece'de, dört bir yandan kuşatılan İspanyollar ve Tlaxcaltekler büyük kayıp verir ve Mexico'dan zor kaçarlar. Söylentiye göre, Cortés Popotlan'da bir ağacın altında oturup ağlamıştır. Teotihuacan bölgesi Otomileri ve Tlaxcaltekler yardımlarına yetişmeseydi fatihler yok olmuş olacaktı. Tlaxcala sığınakları daha sonra da harekat merkezi olur onların. Texcoco tahtının talihsiz talibi Ixtlilcochitl ve gölün güney bölgesindeki kabileler onlara katılır. Cortés, yerli müttefiklerin yardımıyla, kenti tecrit etmeyi başarır. Lagünü ateş altına almak amacıyla toplarla donanmış iki direkli gemiler yaptırır. Açlık ve susuzluk kuşatılan kenti bunaltır, öte yandan Meksika'da o zamana kadar görülmeyen ve zenci bir kölenin Küba'dan getirdiği çiçek salgını başgösterir.

oktezuma, Haziran 1520 çatışmaları sırasında, hem İspanyollar'ın elinden hem de bir Aztek savaşçısının attığı merminin kurbanı olarak can verir. Halefi Cuitlahuac ancak seksen gün hüküm sürebilir ve salgın hastalık sırasında ölür. Son hükümdar Cuauhtemotzin'in adının anlamı 'düşen kartal', yani batan güneştir. Ve kaybolacak olan kesinlikle Aztek güneşidir. Cuauhtemotzin'in olağanüstü kahramanlığına, savaşçıların ve bütün halkın gözüpekliğine rağmen, çıkarmaların ve saldırıların yirmi kez püskürtülmesine karşın, İspanyollar ve yerli müttefikleri kente girmeyi başarır. Toplar duvarları yıkar. Saldırganlar kanalları enkazla doldurarak yıkıntılar arasından ilerler. 13 Ağustos 1521'de, genellikle şans getirdiği kabul edilen ama '3 Ev' yılında kötü bir işaret gibi görülen 'bir Yılan' gününde, Cuauhtemotzin Cortés'e teslim olmak zorunda kalır. Böylece imparatorluk son bulmuştur."

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.117)