Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztekler’de heykel

“Birçok heykel ve alçak kabartma Aztek-İspanyol Savaşı’nda ve fetişizme karşı mücadele sırasındaki sömürge rejiminde tahrip edilmiştir. Bununla birlikte, geri kalanlar, Meksika’da ve bütün dünya müzelerinde sayı, çeşit ve mükemmellik açısından şaşırtıcıdır.

Bir tapınağa bir tanrı heykeli yapmakla yükümlü heykelciler titiz bir simgeciliğin kurallarına uymak zorundaydı. Sözgelimi, su tanrıçaları heykelleri Tlaloc heykelleri gibi kaçınılmaz bir biçimde arkaik yapıdadır:. Bu bağlamda, eski tanrılar söz konusudur ve klasik modellere uyma zorunluluğu vardır. Coatlicue yeryüzü tanrıçasını temsil eden devasa tek parça taş, son derece etkileyici ölüm sembolizmiyle dinsel sanatın olağanüstü başyapıtlarından biri olarak düşünülebilir. Xipe Totec idolleri etkileyici bir gerçekçilikle bir kurbanın derisine sarınmış bir tanrıyı gösterirler. Buna karşılık, çiçeklerle süslü gençlik, müzik ve oyun tanrısı Xochipilli heykelinden daha çekici bir heykel yoktur.

Quetzalcoatl tasvirlerinin sayısı da çok fazladır. Bu bağlamda, kimi zaman çöreklenmiş ve başında hiyeroglif ceacatl yazısı bulunan bir tüylün yılan, kimi zaman da, daha ender olarak, Paris’teki Musée de l’Homme’daki çok güzel porfir örnekteki yılan bedeniyle birleşmiş insan yüzü ve uzuvları söz konusudur.

Mexico’nun düşmesinden sonra tapınakların ve sarayların yıkıntıları altında birçok tek parçalı taş heykel kalmıştır. Bunların bazıları çıkarılmıştır. ‘Aztek Takvimi’, hiç kuşkusuz, en ünlüsüdür bunların. Taşında eski Meksikalılar’ın kozmolojik ve kronolojik anlayışlarının tümü özetlenmiştir. Ortada kana susamış Güneşin yüzü, evrenimizin simgesi ‘nauiollin’in ortasında dikkat çeker. Ollin işaretiyle ilişkili Saint-André Haçı’nın dört kolu dört eski Güneş sembollerini taşır. Bu hiyerogliflerin çevresinde, eşmerkezli çemberler günlerin simgelerini, beşli küme içinde beş noktadan oluşan xiuitl oluğuyla betimlenen yıları ve nihayet, iki ‘turkuvaz yılan’ı (xiuhcoatl) yani, daha önce gördüğümüz gibi, altmış beş Venüs yılına denk düşerek ce ueuetiliztli ‘bir yaşlılık’ denen yüz dört yıllık çevrimi oluşturan elli iki yıllık iki dönemi gösterirler. Ayrıca, Güneşe ithaf edilen ve şahane hiyerogliflerle süslenen ‘Kutsal Savaşın Teocallisi’nden söz edilebilir. Her yüzünde bizim dünyamızın doğuşundan önce yok olmuş dünyaların hiyeroglif yazıyla tarihi bulunan ‘Güneşler Taşı’ da aynı kategori içinde yer alır. Nihayet, tanrıça Coyolxauhqui tasvirinin bulunduğu şahane bir alçak kabartma taş yakın zamanda eski Büyük Tapınak’ın eteklerinde bulunmuştur.

Mart 1978’de Mexico Katedrali yakınlarında girişilen teraslama çalışmalarında, olağanüstü, çok renkli, tek parça bir yontma taş bulunmuştur. Efsaneye göre, erkek kardeşi tarafından katledilen ve parçalanan Güneş Tanrı Uitzilopochtli’nin kız kardeşi ay tanrıçası Coyolxauhqui. Kesinlikle büyük Teocalli’de gerçekleştirilen kültlerle ilişkili olarak bu ve başka bazı objelerin bulunması Meksika yöneticilerini başkentte önemli Kazılar örgütlemeye yöneltmiştir.

Böylece, kurbağa tasvirleriyle süslü dua yeriyle birlikte, Tlaloc Mabedi, Uitzilopochtli Mabedi ve ‘techactl’ı (kurban taşı), taş sandıklara sungu olarak konmuş beş binden fazla obje, mask, heykelcik, vazo bulunmuştur. Bu objelerin çoğu imparatorluğun eyaletlerinden getirilmiştir ya da eski dönemlerden, Teotihuacán’dan, hatta Olmek kültüründen gelir.

Bazı taş objeler, küçük boyutlu, heykel ve oymacılık sanatları sınırlarında olsalar da, bu dinsel sanata bağlanabilirler: Sözgelimi, Musée de l’Homme ve British Museum’da bulunan kaya kristalinden iki kafatası, yeşimtaşından bir Tezcatlipoca heykeli (Musée de l’Homme) ve Stuttgart Müzesi’nde bulunan, olağanüstü, mükemmel bir Xolotl Heykeli.

Dinsel heykel ne kadar önemli olursa olsun, din dışı sanat da büyük bir gelişme göstermişti. Hükümdarların ve soyluların dönemlerinin sanatçılarına yapıt ısmarladıklarını biliyoruz: 2.Moktezuma cömertçe ödüllendirdiği heykelcilere Chapultepec kayalarına alçak kabartma portresini yaptırmıştır. Söylentiye göre, Axayacatl’ın bir kızı gözdesi genç soyluların heykellerini yaptırırmış. İmparator Tizoc, kutsal niteliklerinin de yazıldığı, adını taşıyan tek parça bir taşa resmedilmiştir ve aynı tasvirde hiyeroglif işaretlerle belirtilen yabancı kabileler kendisine bağlılıklarını sunarken gösterilmiştir. Aynı hükümdar ve ardılı Auitzotl, 1487’de Büyük Tenochtitlán Tapınağı’nın (Sekiz Saz) açılışını kutlamak amacıyla dikilen bir stelin tepesindeki alçak kabartmada resmedilmişlerdir; bu tarih iki imparatorun yer aldığı panonun altında dekoratif amaçlı şahane hiyeroglif karakterlerle kaydedilmiştir.

Mexico Ulusal Antropoloji Müzesi’ndeki başyapıtlar arasında, olağanüstü, taştan bir kartal şövalye başı vardır. Bir yırtıcı kuş gagasıyla çevrelenmiş savaşçının yüzü, etkileyici bir biçimde bu askeri tarikatın enerji ve özverisin yansıtır. Ama Aztek heykelleri geniş bir yelpazeye yayılmıştır: Üstlerinde sadece peştemalları olan maceualtin (halktan insanlar) heykelleri, cüceler, kamburlar, imparatorların ve soyluların saraylarında, konaklarında beslemekten hoşlandıkları biçimsiz insanlar, kurt, jaguar, yılan, kurbağa, çekirge gibi hayvanlar, hatta kabak gibi bitkiler. Tümüyle dekoratif amaçlı bazı alçak kabartmalarda kuşlar, çiçekler resmedilmiştir.

Aztekler genellikle turkuvaz, kaymaktaşı, sedef, süleymantaşı kakmalı, taştan maske sanatını canlandırmışlardır ve bu sanat klasik dönemde, Teotihuacán’da çok parlak bir devir yaşamıştır. Bu masklar çoğu zaman cenazelerde kullanılırdı, zaman zaman da tanrıları temsil eden unsurlar olarak dinsel törenlerde takılırdı.

Ağaç heykelciliğiyse savaşlara, yangınlara ve zamana pek fazla direnç gösterememiştir. Bu ürünlerden kalanlar sadece dikey davullar (hueuhuetl) ve iki tonlu gonglardır (taponaztli). Özellikle de malinalco kökenli, çok ince süslemeleri olan bir davulda kartal ve jaguar figürleri vardır.”

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.)