Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztekler'de mimarlık

"1521 yılında, Mexico kuşatıldığı sırada kentin bütün anıtları tahrip edilmiştir. Bu anıtlarla ilgili olarak ancak Büyük Tapınak kazılarını destekleyen, o döneme ait tasvirler ve resimler aracılığıyla bilgi sahibi olabiliyoruz. Tahrip edilen sitenin dışında, Aztekler tarafından inşa edilen bazı yapılar ayakta kalmıştır: Sözgelimi bugünkü Morelos'ta Teopanzolco tapınakları, Huatusco ve Teayo (Veracruz) tapınakları Mexico'ya pek uzak olmayan bir yerdeki Tenayuca piramidinin inşaatı az çok Toltekleşmiş 'Chichimecler' tarafından başlatılmış olmasına rağmen Aztekler tarafından tamamlanmıştır.

Dinsel mimaride en yaygın biçim tepesinde bir tapınak bulunan piramittir. İki tarafında tüylü yılanların bulunduğu dik merdivenleri ve sancaklı heykelleriyle bu piramitler Toltek anıtlarına çok benziyordu. Tenochtitlán'da büyük tapınağın surları Tula'daki gibi bir 'coatepantl' idi. Ama bütünüyle bir Aztek karakteristiği olarak teocalli piramidinin tepesinde yan yana iki tapınak vardı. Ağaç ve beton karışımı çatıları eski Maya tapınakları gibi bir tür çıkıntı ya da tepelikle yükseliyordu.

Conquistadorların tanımlamalarından öğrendiğimize göre, Quetzalcoatl yuvarlak bir yapıydı. Dolayısıyla, rüzgar tanrısı Eecatl onuruna inşa edilmişti: Bir piramidin sivri köşelerinin rüzgarın etkisinde kalmaması için özen gösterilirdi. Bu anıttan hiçbir şey kalmamıştır ama Toluca düzlüğündeki Calixtlahuaca neredeyse inşa edilmiş olduğu haliyle günümüze kadar gelmiştir. Bu yapıda, ayrıca çok güzel bir rüzgar tanrısı heykeli bulunmuştur. Malinalco’da, güneydeki Toluca düzlüğünü kuşatan dağlarda bütünüyle kaya içine yontulmuş bir tapınak bulunmuştur ve bu tapınak Meksika’da günümüze kadar gelmiş bu tür anıtlar içinde tek örnektir. Hiç kuşkusuz, kartal şövalyelerin ve jaguar şövalyelerin kültlerine hizmet eden bir tapınaktı burası, çünkü yılan ağzı biçiminde bir kapıdan girilen ölülerin gömüldüğü mahzen kartal ve jaguar heykelleriyle süslenmiştir.

Askeri mimaride doğal olarak Aztek anıtsal sanatında önemli bir yere sahipti. Kulelerle donatılmış tahkimli kaleler ve sığınaklar, sözgelimi, gölü geçme olanağı veren yollara giriş gibi geçiş noktalarını koruyordu. Oztoman’da imparatorluğun ve Michoacán’a düşman kırallığın sınırlarında Aztek mimarlarının gerçek tonozlu mimarlık örnekleri vermeyi başardıkları küçük kale ve burç kalıntıları bugüne kadar gelmiştir. Hükümdarların ve ileri gelenlerin saraylarına gelince, hiçbir şey kalmamıştır bunlardan.

Dönemin tanıklarına bakılırsa, bu yapılar esas olarak Maya, Zapotec ya da Toltek yapılarına benzer yapılardı: Sütunlu geniş salonlar, iç avlular, teraslar ve bahçeler. Aztekler ile müttefiklerinde bahçe sanatı özellikle önemliydi. Nezaualcoyotl’un emriyle düzenlenen Tetzcotzinco bahçesi, su ve sulama kanalları kronikçilerin betimlemelerine uymaktadır.”

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.98)