Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Teolojik spekülasyon

“Bazı kimselerin Aztek Dili’nin bereketli ve karmakarışık panteonuna bir düzen, bir yapı getirme ihtiyacı hissetmiş olmaları şaşırtıcı değildir. Derin düşüncelere dalan rahipler din işleriyle ilgili insanların sayısını azaltmak istiyorlar ve bu amaçla bazılarını daha üstün bir seviyeye getiriyorlar, onları çeşitli niteliklerle donatıyorlardı. Mexico ‘calmecacları’nda olsun,, Teotitlán gibi uzak kentlerin tapınaklarında ve manastırlarında olsun, teolojik bir düşünce gelişiyor ve Borgia gibi yazmalarla ifade ediliyordu bu düşünce. Bu sentez çabası çoğu zaman mekanın dört yönünü çerçeve alıyordu kendine. En büyük tanrı kabul edilen Tezcatlipoca’nın dört biçimi vardı: Kuzeyde (siyah) Tezcatlipoca adını koruyordu, güneyde (mavi) Uitzilopochtli adıyla tanınıyordu, doğuda (beyaz) Quetzalcoatl’la özdeşleştiriliyordu; batıda (kırmızı) Xipe Totec ya da Mixcoatl adıyla tanınırdı. Bu yöntemle yeni Nahuatl halklarının tanrıları (Tezcatlipoca, Mixcoatl), Toltekler’in tanrıları (Quetzacoatl), büyük Aztek kabile tanrısı ve Yopi tanrısı Xipe Totec tek bir çerçeve içine konuyordu.

Texcoco Kralı Nezaualcoyotl, yüzü ve mitsel geçmişi olmayan, gözükmeyen ve madde dışı, ‘aracılığıyla yaşadığımız’ adını verdiği bir tanrı için bir tapınak yaptırmıştır. Bir kulenin tepesinde bulunan bu yüce tanrının altın ve değerli taşlarla süslü tapınağında hiçbir idol bulunmuyordu.”

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.95)