Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztekler'de din

Tanrılar

"Aztekler Meksika'da en dindar yerliler olarak ün yapmışlardı. Gerçekten de, basit ve başlangıçta bütünüyle ya da esasen yıldızlarla ve gökyüzüyle ilişkili olan dinleri iç bölgelerdeki yerleşik ve uygar halklarla ilişkilerinin etkisiyle zenginleşmiş ve karmaşıklaşmıştı. Daha sonra, imparatorlukları genişledikçe, uzaklardaki kabilelerin tanrılarını ve ritlerini de kendilerininkilere bağladılar. 16. yüzyıl başında yaşamlarına her yönüyle egemen olan dinleri, kökenleri çok farklı inanç ve kültlerin henüz tamamlanmamış bir senteziydi.

Meksikalılar kuzeyli, avcı ve savaşçı geçmişlerinden göksel tanrıları korumuşlardı. Güneşin görünen yüzüne Tonatiuh adıyla tapılıyordu. Kabilenin rehber tanrısı Uitzilopochtli öğlen güneşini temsil ediyordu. Efsaneye göre, eskiden 'sadece bir insan', belki bir kabile şefi ama aynı zamanda da büyücüydü. Miti özelliklerini Toltek inançlarından alıyordu. Bu tanrı Tula yakınlarında, Coatepec Dağı’nda, mucizevi bir biçimde yeryüzü tanrıçası Coatlicue’den (‘yılan entarisi giyen’) doğmuştu ve karakteristik silahı ‘xiuhcoatl’la (‘turkuvaz yılan’) kardeşlerini, Dört Yüz Güneyli’yi (güney yıldızları) ve kızkardeşi karanlıklar tanrıçası Coyolxauhqui’yi anında öldürmüştü.

Uitzilpochtli Aztek panteonunun hakimiydi ama başka bir göksel tanrı olan Tazcatlipoca da hemen hemen onun kadar önemliydi, en azından rahiplerin teolojik spekülasyonlarında rolü gitgide artmıştı. Büyük Ayı ve karanlık gökyüzünün (gece rüzgarı) sembolü olan Tezcatlipoca her şeyi görürdü ama kendisini kimse göremezdi. Genç savaşçıları ama aynı zamanda köleleri de korurdu, hükümdar seçimi sırasında ileri gelen seçicileri esinler, günahları cezalandırır ve bağışlardı. Mitsel bir geçmişte büyüleriyle iyiliksever Tüylü Yılan’ı Tula’dan uzaklaştırmayı ve Meksika’da insan kurban etme uygulamasını zorla kabul ettirmeyi başarmıştı.

Uitzilpochtli’nin yardımcısı küçük tanrı Paynal, av tanrısı, ‘bulutların yılanı’ Mixcoatl’ ve kuzey yıldızları Dört Yüz Bulut Tanrısı aynı gök tanrıları kategorisi içinde yer alırlar.

Yüksek yaylaların eski klasik uygarlıklarının dininin temelini yüce bir çift (Toprak ve Ateş), yağmur tanrısı ve su tanrıçası ve doğurganlık ve bitki bolluğu sembolü tüylü yılan kültü oluşturuyordu. Eski köylü halkları, özellikle Otomiler 16.yüzyılda bir dünya ve ay tanrıçasına ve de bir ateş ve güneş tanrısına inançlarını koruyorlardı. Toltek ve Toltek sonrası bir döneme ilişkin uzun bir gelenekle ilişkili olan bu anlayışlar Aztekler tarafından teolojilerine dahil edilmiş ama bu arada önemli değişikliklere de tâbi tutulmuşlardı. Yüce çiftin bireyleri, İkiliğin Tanrı ve Tanrıçası ya da gıdalarımızın Tanrı ve Tanrıçası, evrenin tepesinde, gökyüzünün on üçüncü katında yaşıyordu. Aka öteki tanrılar tarafından ikinci plana atılmış gibiydiler ve işlevleri sadece insanları ‘indirmek’, yani doğurmak ve dolayısıyla kaderlerini belirlemekti. Ateş tanrısı Aztek panteonunun en önemli tanrılarından biriydi. ‘Turkuvaz Tanrı’, ‘Yaşlı Tanrı’ (heykelleri yüzü kırışmış bir yaşlı gibi gösterilmiştir) ya da ‘Tanrı Otomi’ adıyla bilinirdi. Her evin ocağında bulunurdu. Yemeklerden önce birkaç galeta ve biraz içecek ikram edilirdi ona. Özellikle tüccarlar tapardı bu tanrıya.

Teotihuacan’da birinci binyılda tapılan çok eski su ve yağmur tanrısı Tlaloc’a ve akarsular tanrıçası Chalchiuhtlicue’ye (yeşim eteklik giyen) daha coşkulu bir kült adanmıştı, çünkü çok kurak bir iklimde insanların yaşamları onların iyi niyetlerine bağlıydı. Tlaloc bereketli yağmurlar ama aynı zamanda da dolu yağdırabilir ve yıldırım da düşürebilirdi. Yağmur mevsiminde dağların üstünde bulutlar oluşurdu: Öte yandan, bu tanrının birçok benzerinin, Tlaloque’nin dağların doruklarında yaşadıkları düşünülüyordu ve dağlar kültü kültü yağmur kültüyle çok sıkı biçimde ilişkiliydi. Aynı şekilde, Uitzilopochtli başrahibi ve Tlaloc başrahibi dinsel hiyerarşide en yüksek makamı paylaşıyordu; Tenochtitlan Büyük Tapınağı’nın iki mabedi vardı: Beyaz ve kırmızı Uitzilopochtli ve beyaz ve mavi Tlaloc. Böylece, savaşçı halkların göksel dini ve yerleşik halkların tarımsal dini Aztek sentezi içinde uzlaşmış gibiydiler.

İki temel anlayışa özgü özelliklerden oluşan benzer bir birlik de 'Tanrıların Annesi', 'Atamız', 'Yılan donu giyen', 'Yılan Kadın', 'Kutsal Anamız' denen yeryüzü tanrıçalarında bulunur.

Heykeller, yazmalar, dinsel şiirlerde bunlar kimi zaman savaşçı özellikleriyle (kartal tüyleri, yılan kanıyla boyanmış olarak), kimi zaman bitki tanrıçaları olarak (kutsal mısır tarlasında) büyülü çıngıraklar yardımıyla yağmur yağdırmaya çalışırken görülür. Hem korkunç hem yücedirler, aynı zamanda kan emen dünyayı ve kurbanların cesetlerini temsil ederler. Aztekler bu tanrıçalardan bazılarını kuzeydoğudaki komşuları Huaxtec Halkı'ndan almışlardı. Aşk Tanrıçası Talezolteotl ve dört kızkardeşi. Buna karşılık, Itzpapalotl'un (kaymaktaşından kelebek) belirgin özelliği bir kuzey stepleri tanrıçası olmasıdır ve bu tanrıça kuzey gökyüzü yıldızları, bulut yılanları Mimixcoalar'la bir tutulur. Yaşlı bir kadın şeklinde resmedilen Illamatecuhtli bir gök tanrıçasıydı. Batı gökyüzünde Tanrıça Kadınlar yaşıyordu ve bunlara 'Pernsesler' de deniyordu. Güneşin kaybolduğu yer ve Ana Tanrıçaların doğurganlığıyla gelen yaşan pınarı olan gizemli Tamoanchan bahçesi batıda bulunuyordu.

Klasik uzak Antikite döneminden beri bilinen tüm tanrılar arasında en önemli değişiklikleri geçiren Quetzalcoatl olmuştur. Tüylü yılan bundan böyle yeryüzü güçlerini ve bitkisel bereketi simgelemiyordu. Aynı zamanda Sabah Yıldızı ve Akşam Yıldızı olan Venüs gezegeni tanrısı ikizi Xolotl'la birlikte ölüm ve yeniden doğuş kavramını temsil ediyordu. 'Şafak Evi Tanrısı', rüzgar tanrısı, kültür kahramanı ve yazının, takvimin, sanatların yaratıcısı, efsanelerin Tula Başrahibiyle karıştırdığı Quetzalcoatl, Meksika dinsel düşüncesinde Toltek altın çağına bağlıydı. Özellikle rahipler tanrısıydı.

En besleyici bitki kabul edilen mısır tanrılarının kültü özellikle coşku vericiydi. Bunların başında aynı zamanda 'Yedi Başak Tanrıçası' denen Chicomecoatl (Yedi Yılan) vardı. Efsaneye göre, yaşlı mısır Tamoanchan'dan yola çıkan ve yağmur tanrıları rehberliğinde bir yeraltı yolculuğundan sonra doğuda Xilonen (Xiloxl, 'genç mısır başağından) ve Cinteotl (mısır tanrıçası) biçiminde ortaya çıkardı. Bu genç mısır tanrıları gençlik, şarkı, müzik ve oyun tanrıları, Xochipilli (Çiçekler Prensi) ve Macuilxochitl'le (Beş Çiçek) özdeşleştirilmişti. Hoş, sevimli ve çekici mitoloji, Aztek ideolojisinin genel, karanlık ve kanlı havasıyla çelişerek bu tanrıları kuşatıyordu. Aztekler yaşam biçimini paylaştıkları lagün halklarıyla ilişkiye girerek onların tanrılarını benimsemişlerdi. Solak Opochtli, Churubusco tanrısı, Atlaua, Amimitl. Aynı şekilde, ama bu kez çiftçi kabileleriyle ilişki içinde. Dört Yüz Tavşan denen küçük ürün bereketi tanrıları kültünü benimsemişlerdir. Bunlar verimli hasatların kutlandığı şölenleri yönlendiren yerel, köylü tanrılarıydı. Ay'ın 'özel bir ay kültü yoktu) görünen yüzünde bir tavşan biçimi olduğu kabul edildiğinden ve bitkilerin büyümesi bu yıldıza mal edildiği için, öte yandan şölenler sarhoşlukla bittiğinden, tavşanlar octli ve sarhoşluk tanrıları olmuştu. Çok sayıda sarhoşluk biçimi olduğundan bunların sayısının 'çok fazla' (400 tane) olduğu söyleniyordu. 'Herkesin bir tavşanı vardır', yani 'herkesin bir sarhoş olma biçimi vardır' der bir atasözü. Aralarında Ometochtli (İki Tavşan) ve Tepoztecatl'ın da olduğu (Tepoztlán tanrıları, Sıcak Bölgeler köyü) bu tanrılar topluluğu kültü Mexico'da bir okulda, başkanlarına Ometohtli denen 400 rahip tarafından öğretiliyordu.

Sözü edilen ve edilmeyen bu tanrılar ve tanrıçalar şu ya da bu halk kategorisine, şu ya da bu loncaya bağlıydılar. En ön sırada imparatorluğun güneydoğusundaki Yopi ülkesinden alınan kuyumcular tanrısı Xipe Totec'in ve tervanların koruyucusu, tüccarlar tanrısı Yicateucuhtli'nin bulunduğunu söylemek mümkündür. Coatlicue çiçekleri korurdu. Tanrıların Annesi Teteoinnan hekimlerin ve ebelerin tanrıçasıydı; Tzapotlatena şifalı reçine tüccarlarının tanrıçası; Chalchiuhtlicue sucuların tanrıçasıydı. Balıkçılar ve su kuşları avcıları Opochtli, Atlaua ve Amimitl'e dua ederdi. Hasır ve söğüt dalından koltuk üreticilerinin tanrısı Napateuchtli denen küçük bir tanrıydı. Xochiquetzal'ın etki alanı dokumacılara ve saray nedimelerine kadar uzanıyordu.Uixtociuatl tuzcuların tanrısı, Chicomexochitl ressamların ve katiplerin tanrısı, Tlamatzincatl ve Izquitecatl octli tüccarların tanrısı, Coyotlinaual tül mozayiği uzmanı zanaatçıların tanrısı, Cinteotl ve öteki üç tanrı oymacıların tanrısıydı.

Bir de şölenler tanrısı Omeacatl vardı. Bu tanrı ev sahibinin kendisine yeteri kadar saygı göstermediğine karar verirse yemeklerin içinde saç çıkararak intikam alırdı. Bir başka tanrı 'küçük siyahi' hasta çocukları iyileştirirdi. Tanrıça Quato ve Tanrıça Caxoch'a baş ağrılarını geçirmesi için yakarılırdı. Temazcalteci ise buhar banyolarının yararlı olmaları için etkin olurdu.

Kısacası, bu eski ve yeni tanrıların, yeryüzü ve gökyüzü, tarım, göl, Toltek-Aztek tanrılarının ve egzotik tanrıların, kabile ya da lonca tanrılarının görüldüğü bu çok bereketli panteonda orduların yönetilmesinden kumaşların işlenmesine, hekimlikten aşka, din adamlığından saz üretimine, kuyumculuktan balıkçılığa kadar bütün biçimleriyle insan faaliyetleri doğaüstü bir güce bağlıydı."

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.79)