Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Besin maddeleri, mutfak ve yemekler

“Meksika’nın tüm çiftçi yerlileri gibi, yerleşik yaşama geçen Aztekler’in de temel gıda maddesi mısırdı (galeta, haşlama, küçük ekmek, tamalli). Huauhtli (horozibiği) ve chian (adaçayı) haşlanarak tüketilirdi. Ayrıca, Mexico ve lagün çevresinde çok fazla balık, kabuklu hayvan, kurbağagil ve hatta su böceği yenirdi.

Balıklar ve deniz kabukluları iç kesimdeki yaylalara kadar ulaşıyordu ve tabii ki varlıklı insanların tükettikleri yiyeceklerdi bunlar. Meksikalılar et olarak evcil hayvanların etlerini yiyebiliyordu: Hindi, kaz, tavşan, özellikle yemek için yetiştirilen tüysüz köpek, kuş, yaban domuzu, yabani tavşan, karaca. Halk bu yiyeceklere çok ender ulaşabiliyordu. Bu sınıflandırmaya köylerde toplanan ve Aztekler’de çok çeşitli olan yabani bitkileri (quiiltl) eklemek gerekir. İçecek olarak sadece ileri gelenler ve tüccarlar, tropikal bölgelerden gelen egzotik bir madde olan kakao içerdi; kakao genellikle yemeklerden sonra içilirdi. Agave özsuyundan yapılan mayalı bir içki olan octli* (bugün pulque) ancak bazı ritüeller vesilesiyle ve yaşlı erkek ve kadınların tükettiği bir içkiydi; sarhoşluk kesinlikle yasaktı.

Aztekler genellikle üç öğün yemek yiyorlardı, sabahları hafif bir kahvaltı, öğlenleri doyurucu bir yemek (arkasından, olanak varsa eğer, kısa süreli bir uyku) ve akşamları da gene hafif bir yemek. Halkın büyük bölümü için yemek genellikle mısır unundan birkaç galeta, biber ve domates soslu fasulyeydi. Ama varlıklı kesim için özellikle baharatlı yiyeceklerden oluşan zengin bir mutfak söz konusuydu: yahni, kızarmış ya da haşlanmış et, salyangozlu tamalli, balık, tatlı patates.

Moktezuma’ya her gün 300 çeşit yumuk sunulurdu ve hükümdar aralarından bir tercih yapardı. Yemeklerini tek başına, alçak bir masada, bir ‘icpalliye oturarak yerdi. Çok güzel ve çok temiz dört kadın hizmet ederdi kendisine ve bunlar sürekli el bezi ve havlu taşırlardı ona. Ana yemekten sonra meyve yer, kakao içerdi ve soytarılar, cüceler, akrobatlar kendisini eğlendirmek için gösteri yaparken tütün içerdi. Ayrıca, sarayda yaşayanlar için bin yemek tabağı hazırlanırdı. İmparator ve ileri gelenlerin doyurmakla yükümlü oldukları bir yığın memur, din adamı, zanaatçıları vardı.

İnsanlar genellikle bir tas mısır haşlama suyu ya da horozibiği suyu içtikten sonra erkenden yatardı, soylular, ileri gelenler, tüccarlar ise çoğu zaman şafak sökünceye kadar uzatırlardı yemeklerini. Hindi ve köpek eti yerlerdi, vanilyalı ve ballı kakao içerler, daha sonra son derece süslü ve içine tütün, odun kömürü ve kokulu maddeler koydukları kamış çubuklarını tüttürürlerdi. Bazı şölenlerde, tüccarlar seyahate çıkmaya hazırlandıklarında, konuklara sanrı uyandırıcı mantar (teonanacatl:kutsal mantar) ikram edilirdi. Bu mantarların uyandırdığı güzel ya da korkunç görüntülerin geleceği okuma olasılığı verdiği söylenirdi.

Sözgelimi, düğün vesilesiyle verilen aile yemeklerinde yaşlı erkeklere ve kadınlara sarhoş edici bir madde olan octli ikram edilirdi.”

*Kısa gövdeli, odunsu agave bitkisinin özsuyunun mayalanmasıyla elde edilen bir alkollü içki. Bugün (pulque’ adıyla Meksika’nın kimi bölgelerinde hâlâ içilmektedir. Söz konusu bitkiden elde edilen özsuyun iki kez damıtılmasıyla elde edilen ‘mezcal’, içine bir miktar bal konarak da tüketilebildiği için bal suyu (aguamiel) adıyla da bilinir. 

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.58)