Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztek toplumunda din adamları

“Aztek yaşamında din çok önemli olmasına rağmen dinsel görevler devlet görevleriyle karıştırılmazdı. Dinin damgasını taşıyan Aztek Devleti bir teokrasi değildi.

Dinsel hiyerarşi tepeden tırnağa semt tapınaklarının basit ‘din görevlileri’, eyaletlerde kült uygulamalarını denetleyen yüksek din görevlileri (İspanyollar piskoposlara benzetir onları), Mexico’da bulunan büyük tapınaklardaki çok sayıda din görevlisi (kadın din görevlileri bulunurdu aralarında), iki yardımcısıyla birlikte bir tür genel piskopos yardımcısı olan Mexicatl Teohuatzin ve nihayet unvan ve yetki açısından birbirlerine denk ve ‘Tüylü Yılanlar’ adı verilen, biri Aztek güneş tanrısı Uitzilpochtli, öbürü yerli köylülerin binlerce yıldır taptıkları eski su ve yağmur tanrısı Talaloc’a adanmış iki baş rahipten oluşuyordu.

Her tanrının Tenochtitlàn’da bir mabedi ve görevleri kesinlikle belirlenmiş kendi kutsal görevlileri vardı. Evlenmeyen rahiplerin görevi sadece kült değildir, onlar aynı zamanda aristokrat gençleri calmecac denen kolejlerde eğitmekle görevliydi. Aynı zamanda, yoksullara ve hastalara ayrılmış hastaneleri de denetlerlerdi. Kutsal kitapları ve tarihi yazmaları korurlardı. Hükümdarların ve bireylerin bağışlarıyla geniş topraklara, erzaka ve her türlü değerli eşyaya sahip olan tapınaklar genel hazinedarın (tlaquimiloltecuhtli) yönettiği muazzam kaynaklardan yararlanıyordu. Bazı gece ve gündüz saatlerinde, piramitlerin üstünden, bazı hayvan kabuklarından ve ağaç gonglarından çıkan ses yıldızların hareketlerini selamlar ve sitelerin yaşamlarını düzenlerdi.

Din adamlarının atanması konusunda pek fazla bilgi yoktur elimizde. İki ‘tüylü yılan’ kesinlikle büyük konsey tarafından atanırdı ve birlikte Mexicatl Teohuatzin’i seçerlerdi. Doğuştan gelen hiçbir nitelik dikkate alınmazdı, sadece liyakat ve bilgi geçerliydi bu bağlamda. İlke olarak acemilerin mesleğe alınması ailelerin bazı çocuklarını tanrıların hizmetine adamayı istemeleriyle ilişkiliydi. Erkek ya da kız acemi evlenmeye karar verebilir ve din görevlisi olmaktan vazgeçebilirdi.

Din görevlileri vergi vermezdi. İsteyenler gönüllü olarak savaşa katılabilirdi. Tapınaklarda ve calmecac’larda manastır yaşamı sürerlerdi, oruç tutarlar, ağır cezalar verirlerdi kendilerine. Yüksek mevki sahipleri gibi büyük konseyde ve imparatoru seçen seçim kurulunda temsilci bulundururlardı.”

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.45)