Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Aztekler’de tüccar topluluğu

“Gördüğümüz gibi, küçük çapta ticaret ‘maceualtin’in ellerindeydi ve büyük tüccar loncaları pochteca lüks eşya dış ticaretini tekellerine almışlardı. Bu loncalardan Tenochtitlàn, Tlatelolco (özellikle burada çok etkindiler), Texcoco, Azapotzalco ve başka birçok kentte bulunuyordu.

Kendi tanrıları Yiacatecuhtli, ritüelleri, kendi şefleri, kendi mahkemeleriyle pochteca bir toplumda güçlü ve yükselen bir sınıf gibi görünüyordu; bu sınıf içinde, yönetici sınıfın titiz, katı ve savaşçı yaşam idealine karşı özel serveti, lüksü ve zenginliği temsil ediyorlardı. Auitzotl döneminde Meksika yönetici sınıfına kendilerini kabul ettirdiler: Tehuantepec kıstağında düşman kabilelerin saldırısına uğrayan bir ticaret kervanı, dört yıllık bir savaştan sonra parlak bir zafer kazanmayı başarmıştır. İmparator artık kendilerinin ‘akrabaları’ olduğunu ilan etti ve altın mücevher taşıma hakkı verdi onlara. Pochteca’nın rolü gitgide önem kazandı. Uyanık tüccarlar ama aynı zamanda enerjik savaşçılar ve kurnaz haber kaynaklarıydılar, onların kıyafetlerine bürünerek ve onların dillerini konuşarak asi bölgelere korkusuzca girebiliyorlardı. Saldırıya uğramaları çoğu zaman yeni fetihleri haklı çıkaran bir casus belli oluşturuyordu.

Bununla birlikte, halk ve yönetici sınıf arasında bir konumdaydılar. Vergi veriyorlardı (mal olarak) ve yönetici sınıfın da katılmayı ihmal etmediği şahane lonca şölenleri dışında zenginliklerini sergilemekten kaçınıyorlardı. Çocukları ülke olarak aristokrasiye ayrılmış olan yüksek kolej ‘calmecac’ta okuyabiliyordu. Büyük Tenochtitlán konseyinde temsil edilmiyorlardı ama Texcoco’da maliye konseyine girebiliyorlardı. Texcoco kralının gözde eşi Nezaualpilli, ‘Tulalı kadın’, bir tüccarın kızıydı. Bununla birlikte, yerli tarihçi Ixtlilxochitl şöyle diyor:

‘O kadar kültürlüydü ki kralı ve bilgeleri eleştirebilirdi ve şiire çok yetenekliydi… Krala her istediğini yaptırırdı… Kralın kendisi için inşa ettirdiği bir sarayda, kendi başına, görkemli bir yaşam sürüyordu.”

Böylece, göçler dönemi Aztek kabilesi buna benzer bir tanımamış olduğundan, kesinlikle yeni olan bu tüccar sınıf askeri ve dinsel bir aristokrasi yanında kendi yerini almaktaydı. Bu aristokrasiden farklı olarak, halkın içinde yeni birtakım unsurları seferber etmiyordu. Pochteca da zanaatçılar gibi babadan oğla aynı mesleği icra ediyordu.”

(Aztekler, Jacques Soustelle, Dost Yayınları, 2006 Eylül, s.41)