Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İ harfi ile başlayan bilmeceler

 

İnce ince kadayıf

Bizim hanım çok zayıf

Bir kusuru varsa

Bir gözü kayıp

(İğne) (Z. Eyüboğlu)

 

İki kişi çıra tutar,

iki kişi dinler,

dört kişi yatak serer,

bir kişi ev süpürür.

(köpek) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

 

İstanbul’da pişti

Kokusu buraya düştü

(Mektup) (Z. Eyüboğlu)

 

İki cihan selveri geldi

(Ähmeh) (S.Olcay)

 

İri gözler, ufah gözler

Ardından gözler, ögünden gizler

(Tırhış) (S.Olcay)

 

İlidi milidi

Küçük odanın kilidi

Yenge yenge

Akşam gelen kim idi

(Misafir) (Z. Eyüboğlu)

 

İki kısrak koşar,

yolları yitmez,

birbirinin de önüne geçmez.

(kayaklar) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

 

İstanbul’dan bir kutu geldi

Kutucular yapamadı

İçinde kağıt vardı

Kağıtçılar yapamadı

İçinde boncuk vardı

Boncukçular yapamadı

(Nar) (Z. Eyüboğlu)

 

İki ayaklı

Binbir yapraklı

(Tavuk) (Z. Eyüboğlu)

 

İşte çıktım boruya

Beni Allah koruya

(Kale) (Z. Eyüboğlu)

 

İki beyaz kısrak boğuşur,

bir kızıl kısrak ayırır.

(kişinin dişleri, dili)

(Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

 

İstanbul’da bir tane

İzmir’de iki tane

Ankara’da hiç yok

İngilizce’de pek çok

(İ harfi) (Z. Eyüboğlu)

 

İstanbul’dan gelen hacı

Soğan sarımsak acı meyve verir

Çiçek açmaz

Nedir bunun ağacı

(İncir) (Z. Eyüboğlu)

 

Irmak kıyısında

Dedemin sakalları

(Yosun) (Z. Eyüboğlu)

 

İp gibi kıvranır gider

(Yılan) (Z. Eyüboğlu)

 

İnsanoğlunun aklı

Deldi boğazına taktı

Altı gözlü, on ayaklı

(Çiftçi) (Z. Eyüboğlu)

 

İlim ilim ilmesi

İlim kadın düğmesi

Bunu bilen bilesi

Bilmeyen dokuz köy veresi

(Çiğdem) (Z. Eyüboğlu)

 

İki kardeş birbirini tartar

(Terazi) (Z. Eyüboğlu)

 

İki taş arasında çat çat kırılır

(Pire) (Z. Eyüboğlu)

 

İki melek

Meleğin ortasında bir direk

(Burun) (Z. Eyüboğlu)

 

İnim inim inler

Cümle alem dinler

(Davul) (Z. Eyüboğlu)

 

İçi odun

Ortası un

Dışı gön

(İğde) (Z. Eyüboğlu)

 

İki ayaklı fil

Ortasında dil

(Terazi) (Z. Eyüboğlu)

 

İstanbul’da süt pişti

Kokusu buraya düştü

(Mektup) (Z. Eyüboğlu)

 

İnsan görür

Allah görmez

(Rüya) (Z. Eyüboğlu)