Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

B harfi ile başlayan bilmeceler

 

Bilmece bildirmece

El üstünde kaydırmaca

(Sabun) (Z. Eyüboğlu)  

 

Bir direk üste iki dam (Azerbaycan'da)

(Burun) (Saim Sakaoğlu)

 

Bir direk üstünde iki dam (Türkiye'de)

(Burun) (S.Sakaoğlu)

 

Ağaca çıkar insan değil

Yazı yazar imam değil

(Salyangoz) (Z. Eyüboğlu)

Beyaz tarlaya siyah tohum seperler

(Yazı) (S.Sakaoğlu)

 

Birinin baltası yok

Bıçkısı yok ev yapar

(Örümcek) (Z. Eyüboğlu)

 

Bi guşum var havayi

Üsgeh yapar yuvayi

Deyme ġuşlar yapamaz

Demirçiler tökemez

(Örümcehnen aği) (S.Olcay)

 

Bi küçücüh odacıh

İçi doli yonġacıh

(Ağıznan diş) (S.Olcay)

Bizim hanada bir gelin var, herkesin elin öper (Azerbaycan'da)

(Kapı) (S.Sakaoğlu)

 

Bir gelinim var gelenin gidenin elini öper (Türkiye'de)

(Kapı) (S.Sakaoğlu)

 

Başında lenger, halvaci degil

Belinde zurna, zurnaci degil

Ġur ġur öter, ġurbağa degil

Ġıvrılır yatar, ilan degil

(Nergile) (S.Olcay)

 

Bir ġuş gelir eginden

Desdur alır beginden

O nasi ġuşdur ki

Yem yer göbeginden

(Degirman) (S.Olcay)

 

Bir oğlum var ismayil

Sille yemiye mayıl

Ġulahlari demirden

Köynegi var deriden

(Def) (S.Olcay)

 

 

Biz biz idik

Otuz iki kız idik

Biraraya dizildik

(Dişler) (Z. Eyüboğlu)

 

Bağlarım yürür

Çözerim durur

(Çarık) (Z. Eyüboğlu)

 

Bilmece çıktı kavağa

Bunu bilen olur ağa

(Gölge) (Z. Eyüboğlu)

 

Ben giderim o gider

Para kadar iz eder

(Değnek) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir karga her gün

yavrusunun üstünde yatar.

(kalpak) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

 

Bir sahan şeker

Dünyayı eker

(Kar) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük mil taşı

Dolanır dağı taşı

(Göz) (Z. Eyüboğlu)

 

Bayırlarda dik kulak

(Tavşan) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir tavada iki balık

Biri soğuk, biri sıcak

(Ay ile Güneş) (Z. Eyüboğlu)

 

Benim bir öküzüm var

Arkadan sürülür

(İğne) (Z. Eyüboğlu)

 

Beş kardeş bir ev yapar

(Çorap çivisi) (Z. Eyüboğlu)

 

Beş bal, beş çiçek

(Parmaklar ve tırnaklar) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük mil durur

Dünya alemi güldürür

(Para) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir kuşum var

Guduğundan yumurtlar

(Tüfek) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir kuyu

İçinde suyu

İçinde yılanı

Ağzında mercanı

(Işık) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük odacık

İçi dolu yongacık

(Ağız) (Z. Eyüboğlu)

 

Benim bir çarşafım var

Dünyayı kaplar denizi kaplamaz

(Kar) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük fil taşı

İçinde beyler aşı

Pişirirsen aş olur

Pişirmezsen kuş olur

(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir taş attım çayıra

Şavkı vurdu bayıra

(Ayna) (Z. Eyüboğlu)

 

Benimki bana yapışık

Seninki sana yapışık

Kitabınki ona yapışık

(Ad) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir ıtıknamedir onun namesi

Oğlunu karnında yatır annesi

(İpekböceği) (Z. Eyüboğlu)

 

Burda vurdum kılıcı

Halep’te oynar ucu

(Şimşek) (Z. Eyüboğlu)

 

Biz biz idik biz idik

Yüz bir tane kız idik

Gece oldu dizildik

Sabah oldu silindik

(Yıldızlar) (Z. Eyüboğlu)

 

Ben kar gibi beyazdım

Sonra ot gibi yeşil

Sonunda kan kırmızı

Çocuklar beni sever

(Kiraz) (Z. Eyüboğlu)

 

Bilmece bildirmece

Birbirine iliştirmece

(Düğme) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir fırınım var

Dört somun ekmek alır

(Ceviz) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük imısıri

Dünya onun esiri

(Para) (Z. Eyüboğlu)

 

Babası yamru yumru

(Asma)

Anası yayvan kadın

(Yaprak)

Oğlu sohbetlerde gezer

(Şarap)

Kızı Gülişan’a benzer

(Salkım) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük nişadır

Herkesi giydirir kuşatır

(İğne) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir ağacın bin dalı var

Bir dalının bir başı var

(Ejderha) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir yiğidi bir patırtı kaçırır

(Leylek) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir canlı dört canlıya binmiş

Bu ne biçim iş

(Cenaze) (Z. Eyüboğlu)

 

Benim bir duvarım var

Gece gündüz yıkılır

(Yatak) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçük mil idi

Küçük oda kilidi

Bir akşam bize geldi

Bil bakalım kim idi

(Uyku) (Z. Eyüboğlu)

 

Bize misafir geldi

Yeşil mantolu siyah düğmeli

Kırmızı entarili

(Karpuz) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir küçücük evim var

Sayısız külfetim var

(Kibrit) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir sürü uşakçıklar

Belinde piştovcuklar

(Mısır) (Z. Eyüboğlu)

 

Bakarsan bağ gibi

Bakmazsan dağ gibi

(Tarla) (Z. Eyüboğlu)

 

Boyu minare kadar

Tohumu kum kadar

(Kendir) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir minare, dibi kale

(Dünya) (Z. Eyüboğlu)

 

Biri gider gelmez

Biri yer doymaz

(Duman) (Z. Eyüboğlu)

 

Bahçede uşacıklar

Başında kapacıklar

(Çivi) (Z. Eyüboğlu)

 

Başımın üstünde

Bir kalbur saman

(Yıldız) (Z. Eyüboğlu)

 

Benim bir şeyim var

Yılda on iki ay yer doymaz

(Değirmen) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir köprüden üç kişi geçer

Biri bakıp, basar geçer

Biri bakıp basmaz geçer

Biri ne basar, ne bakar, ne geçer

(Anne ile kucağındaki ve karnındaki çocuk) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir direkli sayvan

Bunu bilmeyen hayvan

(Mantar) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir kuyum var

İçinde iki türlü suyum var

(Yumurta) (Z. Eyüboğlu)

 

Cepsey’in gecelediği yerde Hopsoy gecelermiş.

(At ayağının izi) (Y.Vasilyev-F.Kirişçioğlu)

 

Bilmece bildirmece

Resim yapar gündüz gece

Duvarlara asılır

Her gün ona bakılır

Yapar resim bakınca

Siler çabuk kaçınca

Hatta gülsen sen ona

O da hep güler sana

(Ayna) (Z. Eyüboğlu)

 

Birisi der ah başım

Birisi der ah belim

(Çivi ve tahta) (Z. Eyüboğlu)

 

Başına vurdum

Belini yardım

(Çivi ile tahta) (Z. Eyüboğlu)

 

Bir ufacık arpacık

Başında var tablacık

(Çivi) (Z. Eyüboğlu)

 

Burada öğürür

Karşıda böğürür

(Tüfek) (Z. Eyüboğlu)