Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Bursa Tarihi

 

Bursa ve çevresi, çok eski yıllardan bu yana büyük kültürlerin beşiği olmuştur. Hitit, Lidya, Frigya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kültürleri bölgemizde izlerini bırakmıştır. İ.Ö.IV. yüzyılda bölgede kurulan Bithynia devleti, daha sonra bir Roma ve Bizans ili olarak Osmanlı'ya kadar varlığını sürdürmüştür. Selçuklulardan sonra Anadolu'da Beylikler dönemi başlayınca Osmanlı Devleti, Bithynia sınırları içinde bir beylik kurduğu için, yabancı yazarlar, Osman Beyi Bithynia Kralı olarak görür. Osmanlı Beyliğini ise Bithynia Beyliği (=krallığı) olarak görülür. Bölgemizde yaşayan tüm kültürler, günümüze kadar Bursa'da kalıntılar bırakmıştır. Bu kültürler, yer adlarından yaşam biçimlerine kadar bölgemizde etkili olmuştur. Bursa'da Yer Adları'nı hazırlarken, işte tüm bu eski kültürlerin izleri ile karşılaştık.

 

Bursa'da eski yerleşim alanları

 

Uygarlıklar beşiği Anadolu'nun cennet köşelerinden biri Bursa ve çevresi, çok eski çağlardan beri yerleşimlere sahne olmuştur. Bölgede eski yerleşim alanlarının yarattığı uygarlıklar, İ.Ö. 5.500 yıllarına kadar gittiği, Ilıpınar Höyüğü kazılarında ortaya çıkmıştır.

 

Bursa ve çevresinin en eski yerleşimleri İznik Gölü çevresindedir. İznik Gölü çevresinde, taş devirlerinde kurulduğu anlaşılan beş önemli höyük bulunmaktadır. Bunlardan Orhangazi'ye 1 kilometre uzaklıkta, bir pınarın kıyısında bulunan Ilıpınar Höyük'te, 1986 yılından bu yana, Hollanda Arkeoloji Enstitüsü tarafından yapılan kazılar sonucunda, İ.Ö. 6 bin yıl öncesine ilişkin yerleşim alanı bulunmuştur. Bu kentte yapılan kazılarda üst üste 5-6 yerleşim alanı belirlenmiştir. Ilıpınar Hüyük 'ün 750 metre kadar doğusunda Hacılartepe Hüyüğü bulunmaktadır. Ufak bir alanda bulunan bu höyüğün taş devrinden kalma bir yerleşim alanı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Sölöz Köyü'nde de, Ş.A. Kansu'nun belirlemesine göre taş devrinden kalma höyük vardır.

 

Orhangazi-İznik yolunun Yeniköy altı mevkisinde, Tepecik Hüyüğü bulunmaktadır. 150 metre çapında, 6 metre yüksekliğindedir. Göle 750 m, yola ise 500 metre uzaklıktadır.

 

İznik Gölü'nün doğusunda da üç höyük bulunmaktadır. Bunlardan ilki İznik'in doğusunda bulunan Görüstan veya Körüstan olarak anılan eski bir köyde bulunan Üyücek Tepe'dir. Höyüğün 1,5 kilometre kuzeyinde Hocaköy, güneyinde ise İznik-Mekece yolu bulunmaktadır. Bu höyük 150 metre çapında, beş metre yüksekliktedir. Çakırca Köyü yakınlarında da Hüyücek adlı bir başka hüyük bulunmaktadır. 200-300 metre uzunluğunda, on metre yüksekliğinde bulunan bu höyük oldukça büyüktür. Ayrıca İznik'in doğusunda bulunan Karadin Köyü'nde de bir höyük bulunmaktadır.

İnegöl'de de iki höyük vardır. Bugün kent ortasında, Belediye civarında kalan bu höyüğe Cumatepe denilmekteydi. Eskişehir-Bursa yolunun 750 metre kuzeyinde, İnegöl'ün 3 kilometre doğusunda bulunan diğer höyüğe Doğutepe denilmektedir. 400 metre çapında, 3 metre yüksekliğinde bulunan bu höyük tahrip görmüştür.

 

Ayrıca Yenişehir Babasultan ile, Demirtaş höyükleri de vardır. Babasultan Höyüğü, 150 metre çapında, altı metre yüksekliğindedir. Demirtaş Höyüğü ise 90 metre çapında, 5 metre yüksekliğindedir. Bursa yolunun 2,5 kilometre güneyinde, Bursa'ya 7 km uzaktadır.

 

Kemalpaşa ilçesi Söğütalan bucağına bağlı Dorak köyünde de, 1920'li yıllarda yapılan kaçak kazılarda, İ.Ö.VI. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen iki kral lahdi ile iki hizmetli gömütü bulunmuştur. Bu anıtmezarlarda çıkarılan çok sayıda değerli tarihi eserler yurt dışına kaçırılmıştır. Gömütlerden çıkan eserlere göre, bu bölgede yaşanan uygarlığın önemi anlaşılmaktadır.

 

Tüm bu höyüklerin varlığı, Bursa bölgesinin 6 bin yıl öncesinden beri yoğunlukla yerleşime uğradığını göstermektedir. Bursa bölgesi, İ.Ö.IV. yüzyılda Bithynia devleti kuruluna dek, çeşitli kolonilerin ve ülkelerin egemenliğinde yaşamıştır. Bursa ve civarı ile ilgili en eski bilgi, İ.Ö. V. yüzyılda yazılan ünlü Herodot Tarihi'nde yer alır. Ancak Herodot'ta, Bursa ve civarında o tarihte var olan tek kent Kius (Gemlik)'tur. Bu tarihte Cius kenti, Argonotların kolonisidir. Kentin kuruluşu İ.Ö. XII. yüzyıla kadar çıkar. Apamea (Mudanya) kenti ise, İ.Ö. X. yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır. Mudanya'nın bulunduğu yerde bulunan kasabayı kent durumuna getirmişlerdir. Ulubat Gölü'nün üzerinde bir adada bulunan Apollonia (Gölyazı) kenti de, İ.Ö. VI. yüzyıldan önce kurulduğu sanılmaktadır.

 

Krezus (Kroisos)(İ.Ö.561-546) tarafından Lidyalıların egemenliği altına giren Bursa bölgesi daha sonra, bir süre Pers (İran) egemenliği altına girmiştir. Bursa bölgesi, bu savaşlar sırasında çok tahrip olmuştur. Bu sırada Yunan göçmenleri bölgeye gelerek Marmara Denizi kıyılarına yerleşmişlerdir. Bu arada Kadıköy'de kurulu bulunan Chalchedon Cumhuriyeti, Bithynia kentlerine saldırarak tahrip etmiştir. Tüm bu saldırılara karşın güçlerini yitirmeyen Bithynia'lılar, Bithynia valisi Dedalses tarafından, İranlara karşı savaşarak bir bakıma bağımsız bir Bithynia Devleti kurulmuştur. Dedalses 'in oğlu Botiras ve onun oğlu Bas /Byas (İ.Ö. 378-328) Bithynia krallığının ilk kralı sayılmaktadır.

 

Bölgenin bir diğer önemli, belki de en önemli kenti Nicaea /İznik'tir. İznik, İ.Ö.V. yüzyıldan önce kurulmuş olup, Helikore adını taşıyordu. İ.Ö. 316 yılında işgal edilip Yunan kolonisi olmaştur. İznik, Büyük İskender 'in ölümü üzerine Antigonos Monophtalmos tarafından yeniden kurulup, adı Antigoniea oldu. İ.Ö. 301 yılında ise Antigonos 'un İpsos savaşında ölümü üzerine kent, Lysimachos 'un egemenliği altına girmiştir. Kenti yeniden kuran Lysimachos, İznik'e, karısının onuruna Nikaia adını vermiştir. 325 yılında kentte Hıristiyanların II. ve en önemli karalarının alındığı Konsül'ün toplanmış olması, kentin önemini açıkça gösterir. Daha sonra 787 tarihinde İznik 'te ikinci kez Konsül toplanacaktır.

 

Bursa kenti ile ilgili en eski bilgi, İ.Ö. I. yüzyılda yaşamış Strabon'un ünlü Coğrafyasında şu şekilde yer alır:

"Prusa , 'Mysia Olimposu' eteklerinde kurulmuş ve iyi yönetilen bir kenttir. Fhrygialılar ve Mysialılar ile sınır komşusu olan bu kent, Kroisos'a karşı savaşan Prusias tarafından kurulmuştur."

 

V. yüzyılda yaşamış Yunan coğrafyacısı olan Bizanslı Etien'e göre de Bursa; Cyrus ile çağdaşı olan Prusias adlı kral döneminde kurulmuştur. Bursa'nın kent statüsüne yükselip çevresinin surlarla çevrilmesi, Bithynia kralı I. Prusias (İ.Ö. 232-192) döneminde gerçekleşmiştir. Kartaca kralı Hannibal'in, Roma imparatoru ile yaptığı savaşı kaybedince, askerleriyle I . Prusias' a sığınmıştır. Hannibal'in I. Prusias tarafından büyük itibar görmesi üzerine ise, onun onuruna Bursa kentini kurmuştur. Bu nedenle Prussa adı verilmiştir. I-II. yüzyılda yaşamış Plinius'un, Bursa'nın kuruluşuna dair verdiği bu bilgi, bizce en doğrusudur. Bursa'nın, İ.Ö.II-III. yüzyılda kurulduğunu kabul edebiliriz.

 

Mudanya'da Myrleia (Apameia) kenti İ.Ö.III. yüzyılda, metreKemalpaşa yakınlarındaki Melde Tepesi'nde antik Miletopolis kenti İ.Ö. II. yüzyılda, Orhangazi'de Basilinopolis kenti, 356 yılında kurulmuştur. Tüm bu antik kentlerin dışında, bölgede ikinci önemde olan yerleşimler de vardır. İznik gölünün güneyinde bugünkü Sölöz köyünde Pythopolis, Yenişehir'de Otroia, Orhaneli'de Adriani, Karacabey'de Kremastis, Eşkel'de Daskylium, Çekirge'de Plai, Kurşunlu'da Brillos.

 

İznik Gölü ve Gemlik yöresinden çıkan yazıtlarda, yerleşim alanlarının yanı sıra bölgede yoğun olarak çiftliklerin varlığına tanık olmaktayız. Özellikle Romalı senatörlerin bu bölgede geniş arazileri olduğu anlaşılmaktadır.

 

Ortaçağ'da, Uludağ'dan başlayıp Eskişehir, Kadıköy ve Ereğli'ye kadar yayılmış bir Anadolu krallığı vardı. Bu krallığa Bithynia denilmekteydi. Uludağ'ın güneyi ile batısı ise Mysia adıyla anılmaktaydı. Bithynia'lılar, Trakya'dan gelmiş bir topluluktur. Bithynia'ların kökeni Tynilerdir. Son Bithynia kralı IV. Nikomedes, İ.Ö.74 yılında, kendi isteği krallığını Roma'ya bağladı. Daha sonra ilk önce Romalılar, sonra da Bizanslıların bir ili olan bu bölge, Türklerin Bursa civarına geldikleri tarihe kadar aynı adı korumaktaydı. Hatta, Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra kurulan Beylikler de, Anadolu'da yüzyıllardır varlığını sürdüren devletçiklerin sınırlarını korumuştur. Osmanlı Beyliği de bölgemizde kurulduğu için, yabancı kaynaklarca Bithynia Beyi veya Krallığı olarak anılmıştır.

 

Abbasiler döneminde Harunreşid 'in orduları, Bursa'ya kadar gelmiştir. 955 yılında ise Halep'teki Hamedanlılar, Bursa'yı ele geçirip 23 yıl süreyle Bursa'ya egemen olmuşlardır.

 

1071 yılından sonra da Türkler bölgeye ilk kez gelmişlerdir. İznik, 1092-1097 yıllarında Anadolu Selçuklu Devletinin başkentliğini yapmıştır. 1097 yılında ise bölgemiz, Haçlı Savaşları'na sahne oldu. İznik Haçlıların eline geçti. Bu savaşlar sırasında İstanbul'da Latin Hükümeti kurulunca, Bizans İmparatorları, İznik'te imparatorluğunu sürdürmeye başladı. 1204 yılında Theodor Laskaris'in kurduğu İznik İmparatorluğu, 1261 yılına kadar sürdü.

(http://www.kaplanoglu.org/)